Prosim Kimya'nın Genel Müdürü Semih İşçimenler ile Röportaj

Prosim Kimya'nın Genel Müdürü Semih İşçimenler ile Röportaj


Prosim Kimya’nın Genel Müdürü Semih İşçimenler ile profesyonel özgeçmişi ve sektöre sunmuş olduğu ürün grupları hakkında röportaj gerçekleştirdik.


Sayın Semih İşçimenler, lütfen okurlarımıza kısaca kendinizden ve endüstrideki profesyonel özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?

Öncelikle yaptığım işi, bu sektörde en çok sevenlerden biri olduğumu belirtmek isterim. Kimyasal madde üretimi ve kimyasal hammadde kullanan müşterilerim ile işbirliğimiz ve kimya konusundaki yeni ürünler benim tüm iş hayatım diyebiliriz. Kimya konusunun genlerime işlemiş olmasının bir sebebi de 3 nesildir kimyevi madde üretimi ve ticareti yapan bir aileden geliyor olmam ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Tabii, küçük yaştan beri kimya işi içinde olan bir ailenin ferdi olarak, Boğaziçi Üniversitesi’nde Kimya Mühendisliği bölümünde okudum. Okul sırasında ve sonrasında, kimyevi hammadde ticareti yapan babamın ve kimyevi hammadde üretimi yapan dedemin fabrikasında çalıştım. Ve nihayetinde 1997’de ilk şirketimiz olan Prosim Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti.’yi kurdum.

 

Firmanızın kuruluşundan bu yana gelişim sürecinden bahsedebilir misiniz?

Belirttiğim gibi, 1997’de Prosim Kimya’yı kurduk. Bugün şirketimizin üst düzey yöneticisi ve ortağı olan arkadaşlarımız o yıllarda bize katıldılar ve hala kendileri şirketimizin yönetim kadrosundadırlar. Gelişen işlerimiz ve tüm müşterilerimizi daha yakından takip etmek için, genel merkezimizi 2003’te İstanbul’a taşıdık. Ana işimiz hep temsilcilik olarak kaldı ve Türkiye’nin de uluslararası pazarlarda rekabet ettiği sektörlere hammadde tedariğine devam ettik. Temsilciliklerimizin sayısı ile birlikte bulunduğumuz sektörlerde ürün çeşidimizi ve penatrasyonumuzu da arttırdık. Tabii ki sektörümüzde en büyük adımımız, dünyanın en büyük UPR ve boya reçine üreticilerinin biri olan Reichhold Inc. ile 2006 yılında gerçekleştirdiğimiz ve üretim için kurduğumuz Reichhold Kimya San. ve Tic. A.Ş. olmuştur.


Bu vesile ile ticari temsilcilik ve distribütörlük işimizin yanında, Ege Kimya San. ve Tic. A.Ş.’nin fabrikasında uzun dönemli fason ve teknoloji anlaşması ile üretici konumuna da geldik. Müşterilerimizin güveni ve çok çalışmamız ile, üretim işimizi hızla büyüttük ve 2010 yılında İlkalem A.Ş. ile gereken ilave üretim miktarımızı, kendilerinin de büyük desteği ile, bu fabrikadan sağlamaya başladık. Şimdi 2015 yılı itibari ile kompozit ve boya reçineleri üreteceğimiz üçüncü fabrikamızı kurmaya karar verdik. Bu yeni fabrikamızda, özellikle Türkiye’nin ithal ettiği ve Reichhold’un yüksek teknoloji ile ABD’de ürettiği ürün grubunu hedeflemekteyiz. 2016 yılı bizim için 3 kutlamaya vesile olacaktır: Prosim Kimya’nın 20. yılı; Reichhold ile JV şirketimizin 10. yılı ve 3. fabrikamızın da açılışı aynı yıla denk gelmektedir. Ayrıca, çok yakında açıklayacağımız, yine Türkiye’ye ilk defa girme planı yapan bir iş ortağımız ile, yeni bir ürün konusunda Türkiye’de üretim planları üzerinde çalışmaktayız. Yine Türkiye’de üretilmeyen ürünlerin, yüksek teknoloji ile üretimini sağlama amacındayız.

 

Prosim Kimya kimdir? Prosim Kimya’nın faaliyetleri ve hizmet verdiği sektörler ve sunduğu ürünler hakkında bilgi alabilir miyiz?

Prosim Kimya, dünya lideri 37 uluslararası firmanın Türkiye yetkili temsilcisi ve distribütörü olarak boya, mürekkep, toz boya, kompozit, plastik, kauçuk, yapı kimyasalları, kozmetik ve deterjan gibi alanlarda faaliyet göstermektedir. Türkiye’nin yanında Çek Cumhuriyeti, Ukrayna, Rusya, Dubai, Mısır, İsrail gibi birçok ülkede aynı hammaddeleri müşterilerimize temin etmekteyiz. Amacımız, Türkiye’de yakaladığımız pazar penetrasyonunu, bu ülkelerde de gerçekleştirmektir. Buna yönelik Rusya’da iki depoda iş ortağımız ile ürünlerimizi müşterilerimize temin etmekteyiz.

 

Ayrıca şimdilik iki fabrikamızla ve 2016’dan itibaren de üçüncü fabrikamız ile birlikte üretimden olan ihracatımızı %20’den, %50 seviyesine çıkaracağız.

 

Boya hammadde sektörüne yönelik ürün gruplarınızdan ve özelliklerinden bahsedebilir misiniz?

Firmamız Türkiye ve komşu ülke pazarlarında önde gelen hammadde tedarikçisidir. Özellikle toz boya pazarında, hem Türkiye’de, hem de var olduğumuz pazarlarda en büyük tedarikçi olduğumuzu düşünüyoruz.

 

Toz boya sektöründe firmamızın başlıca ürünleri: Kendi ürettiğimiz polyester reçine, epoksi, TGIC sertleştirici, flow modifier, benzoin, çeşitli katalist türleri, inorganik ve organik pigmentler, TiO2, TGIC içermeyen dış cephe polyester sertleştiricisi (poli alkilat kopolimer). Sıvı boya hammaddeleri; epoksi, epoksi sertleştirici, talk, metalik pigmentler, organik ve inorganik pigmentler, matlaştırıcı ajanlar, mikronize waxlar, melamin sertleştiriciler, mikamsı demir oksit ve özel katkı ajanları ve katalistler. Mürekkep hammadeleri; organik ve inorganik pigmentler, su bazlı wax emülsiyonları, mikronize waxlar, epoksi akrilat, monomerler ve katkı ajanları. Mühendislik plastik hammaddeleri; alev geciktiriciler, UV antioksidant ajanlar, fonksiyonel dolgular, UV polyester wax, EPDM, EBR, uyumlaştırıcı, cam elyaf EPS ve XPS hammaddeleri; polimerik brom, peroksitler. Yapı kimyasalları hammaddeleri; epoksi ve epoksi sertleştirici. Kompozit hammaddeleri ise; doymamış polyester reçine, gelcoat, vinil ester reçine, cam elyaf, peroksittir.

 

Boya hammadde sektörüne sunmayı hedeflediğiniz yeni ürün ve projeleriniz bulunmakta mıdır?

Reichhold Kimya dahilinde, 2014 yılında yatırım kararı almış olup, bu yıl inşaatı başlamış olan fabrikamız, 2016 başında üretime geçecektir. Bu sayede, şu an Ege Kimya San. ve Tic. A.Ş. ve İlkalem A.Ş.’de üretim yapan firmamız ve yeni fabrikamızda ek kapasitenin devreye girmesi ile kapasitemizi 50 bin ton yıla çıkarmış oluyoruz. Bu sayede fabrikalarımızda, Türkiye’de üretilmeyen, yeni su bazlı endüstriyel reçinelerin üretimine başlıyor olacağız. Sadece bununla da kalmayıp, bugün itibariyle Reichhold ABD’den Avrupa müşterilerine temin edilen boya bağlayıcılarının bir kısmını Türkiye’de üreteceğiz ve bu ürünleri zaten hali hazırda Avrupa’daki Reichhold müşterilerine ve yeni müşterilerimize ihraç edeceğiz. Bu hedef doğrultusunda, Reichhold teknolojisi ile biosourced, geri dönüştürülebilir kaynaklardan, düşük VOC’li, su bazlı alkid reçine üretimi yapmak üzere Ar-Ge faaliyetleri yürütmekte ve ülkemize yeni bir teknoloji getirmek için çalışmalar yapmaktayız. Daha şimdiden müşterilerimizden büyük ilgi gördük ve çeşitli onaylar aldık. Bu bağlamda, geleneksel alkid kimyasını modifiye ederek, suda emülsiyon haline getiriyor ve solvent kullanmadan, yeni alkid kombinasyonlarını geliştirerek boya performansında hem uygulamada hem de ürün performansında inovasyonlar getirmeyi hedefliyor ve planlıyoruz.


Bu yeni girişimimiz ile pazara yeni değerler kazandırmanın yanı sıra, istihdam yaratacak bu yatırımımızın ülke ekonomisine katkıda bulunması hedeflerimiz arasındadır. Ayrıca, yeni yatırım gerçekleştireceğimiz alanda, büyük bir polimer sentez laboratuvarı kuruyoruz. Bu vesile ile yüksek teknoloji Ar-Ge merkezi olma yolunda çalışmalar başlatacağız.


Ayrıca; 2015 yılında Prosim Kimya tarafında da yeni temsilcilikler almış bulunmaktayız. Özellikle bina dış cephe giydirme sistemlerinde kullanılan yanma geciktirici kimyasalında (EPS ve XPS), yeni yüksek teknoloji ürünün polimerik brom ve bu tip ürünlerin sinerjitik yardımcı hammaddelerimizin tanıtımına başlanmıştır. Bununla birlikte, bazı yeni pigmentler ve boya katkı malzemeleri ile ürün portföyümüzü geliştirdik. Temsilcisi olduğumuz firmalar zaten kendi konularında dünyada lider durumda oldukları için, sektörümüze tedarikçilerimizin aşağıdaki yüksek teknoloji ürünlerini tanıttığımızda, piyasadan çok ciddi ilgi ve talepler aldık: Kısaca belirtecek olursam; boya sektörü için; su bazlı, yenilenelebilir hammadde kaynaklı düşük VOC’li, yüksek performans alkid reçineler, NCO içermeyen, NCO alternatifi, yüksek performans 2K endüstriyel reçineler; monomer, stiren, VOC içermeyen – doymamış polyester reçineler; biyoakümülatif ve çevrede çözünürlüğü olmayan yeni EPX ve XPS yanma geciktiriciler; özel yüksek saydamlığı olan mikronize waxlar, timsah derisi desenli görüntü veren toz ve yaş boya reçineler ve 1 K, yüksek kimyasal performans sağlayan akrilik boya reçineler şeklinde aktarabilirim.

 

Yurt içi ve yurt dışı satış faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz? Yurt içinde ve yurt dışında ağırlıklı olarak hangi bölgelere hizmet veriyorsunuz?

Firmamız, Türkiye’de İzmir ve İstanbul’daki iki depodan ticari ürünler ile hizmet vermektedir ve ürünlerimiz tüm Türkiye’ye, müşterilerimizin adreslerine temin edilmektedir. Ayrıca; Adapazarı ve Gebze fabrikalarımız ile, hem Türkiye içinde hem de dışındaki müşterilerimize ürünlerimizi sağlamaktayız. Türkiye içindeki satışlarımıza ilaveten, Mısır, İsrail, Ukrayna, Çek Cumhuriyeti ve Rusya’da ürünlerimizi transit ihracat ile temin etmekte olup, Rusya’daki ürünlerimizin de depodan satışına başladık. Önümüzdeki yıl itibari ile de yeni bir ülkede depo ve satış ağını oluşturmak üzere çalışmalara başladık.

 

Rusya’da Moskova ve St. Petersburg olmak üzere geniş bir lojistik ağımız mevcut. Moskova’da bulunan depomuz ile bölgedeki ihracat faaliyetlerimize son derece hâkimiz. Bunun yanında sadece Türkiye’de ürettiğimiz ürünleri değil; temsilcisi olduğumuz birçok markanın da Rusya, Ukrayna, İsrail, Mısır, Dubai, Çek Cumhuriyeti gibi ülkelerde ihracatını ve transit ihracatını gerçekleştirmekteyiz. Türkiye’yi ve Türkiye organizasyonumuzu, bir HUB olarak kullanıyor ve komşu pazarlara penetrasyonumuzu arttırıyoruz.

 

Satış sonrası hizmetleriniz ve müşteri memnuniyeti felsefenizi öğrenebilir miyiz?

Bizim bakış açımızdan, müşterimizin memnuniyeti, bizim teknik işbirliğimiz çerçevesinde sağladığımız üründen kendilerinin bir başarı sağlaması ile başlar ve sonra da ticari ve lojistik memnuniyet olarak devam eder. Günümüz dünyasında, teknik, ticari ve lojistik servislerinin üçünde birden başarı sağlayamaz isek, biz o konuda kendimizi başarı sağlamış saymayız. Tabii tüm bu ihtiyaçları yerine getirirken, insana ve doğaya olan saygı ve korumayı yerine getirmeyi bir zorunluluk olarak biliriz. Bu vesile ile bahsi geçen tüm ürünlerimiz; hem yeni, hem de insan ve çevre dostu teknolojilerdir.

Müşterilerimiz bizim iş ortaklarımızdır. Ancak müşterilerimiz başarılı ve memnun olabilirler ise ve özellikle bu başarıyı, bizlerin ürünleri ile yakalayabilirler ise, bizler de onlar ile büyümeye devam edebiliriz.


Çalışan profilinizden bahsedebilir misiniz?

Firmamız en büyük değerin insan olduğu bilincinden hareket ederek, disiplinli, çalışkan, saygılı ve kendi konusunda eğitimli aile bireylerinden oluşmaktadır. Amacımız değer yaratıp, insanları bu değerin bir parçası haline getirmektir. Bu neticede tüm teminini sağladığımız ürünlerin ticari servisinin yanı sıra, ürünlerin teknik desteğini verebilecek ve bu konuda eğitim almış, kimya bilgisine sahip ve işine saygı gösteren, operasyon ve satış yöneticileri ile servis vermektedir. Tedarikçi, iş ortağı ve müşterilerimizin talepleri ve bunların yerine getirilmesi, tüm çalışanlarımız için her şeyin önünde gelir.


Türkiye’nin boya hammadde sanayindeki gelişimini kısaca değerlendirebilir misiniz? Sizce Türkiye’nin yurt dışı boya hammadde sektöründeki konumu genel olarak nedir?

Türkiye artık birçok hammaddede çok önemli bir kullanıcı konumuna gelmekte ve ilgili hammaddelerin Türkiye’de üretimi için büyük potansiyel taşımaktadır ancak bazı petrokimya hammaddelerinin Türkiye’de olmaması ve büyük finansal projeler için stabil zeminin bulunmamasından dolayı, maalesef projeler ertelenmekte, ya da başka ülkelere kaymaktadır. Hâlbuki birçok üründe Türkiye en büyük olduğu gibi, birçok hammadde ihtiyacında da en büyük kullanıcı durumundadır. Umut ederiz ki, ülkemizi yönetenler, özellikle kimya sektöründe bu ihtiyacı görecek olup, bu şekilde büyük üretimin gerçekleşmesi için gerekli zemini oluşturma yönünde çalışmalara girerler. Ülkemiz boya hammaddelerinde, maalesef commodity üreticisi ve tedarikçisi durumundadır. Bu tip ürünlerde büyük tedarikçi olmak ile birlikte, hem daha added value ürün üretimine hem de speciality kimyasal ürün üretimine kaymasi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü, Pazar Türkiye’dedir.

 

Dikkatinizi çekmek isteriz ki, çevre 2 bin km menzilde, Türkiye kadar büyük, tüketici potansiyeline sahip, stabil, eğitimli çalışanı olan ve emerging marketlere komşu olan başka bir ülke yok. Bunun değeri ile; added value hammadde üretimine yol açmalı ve Türkiye boya üreticilerinin hammadde ihtiyacını karşılamaya yönelik üretim zemini hazırlanmalıdır.

 

Geçtiğimiz ayları göz önünde bulundurursak, 2015 yılı firmanızın hedefleri açısından nasıl geçti? Bu senenin devamı için neler öngörüyorsunuz?

2015 bilinen sebepler ile zor başladı. Tüm müşterilerimiz minimum stok ile ve çok tedbirli çalışmak zorunda kaldı. Maalesef hala bir belirsizlik var, özellikle ithal hammaddelerin kur bazında maliyetleri (ithal bağımlılık), tüm sektör üyelerini zorlamaktadır. Ancak firmamız bu dalgalanan piyasa koşullarından minimum ölçüde etkilenmiştir. 2015 ikinci yarısından daha ümitliyiz; çünkü 2015 başında belirsizlik ve ne olacağı kaygısı ile işler durgunlaşmıştı. Ancak bugünden sonra en azından artık belli olmuştur ki, bu belirsizlik bir stabil duruma dönmüş olup, tüm müşterilerimiz planlarını bu duruma göre yaptığı için, 2015 geri kalan dönem için daha stabil bir iş planı öngörüyoruz. Özet ile her şart altında, her Türk iş adamı gibi çalışmaya ve büyümeye devam edeceğiz.

 

Son olarak, sektöre iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Türkiye üreticileri ve iş adamları önümüzdeki 30 yılda bölgenin en büyük tedarikçileri olacaktır. Buna göre hazırlanmak gerektiğine inanıyorum. Hem çalışan profilimiz, hem mühendis/yönetici kaynaklarımız, hem de var olan teknolojimiz ile zaten çevre rakip ülkelerin önündeyiz. Tek ihtiyacımız olan daha stabil olan ekonomik ve politik bir ortam ve ileri teknoloji ürünlerinin üretilebileceği yatırımlardır.Biz bu konuda elimizden geleni yapıyoruz ve özellikle bazı müşteril erimizin gerçekleştirdikleri ile büyük gurur duyuyoruz ve bu müşterilerimiz ile her türlü işbirliğine giriyoruz.

Özet ile, tüm firmalar önümüzdeki 5-10 yıla, tüm çevre ülkeleri ile hammadde ve bitmiş ürün tedariği için hem ürün çeşidi, hem teknoloji, hem lojistik ve de insan kaynağı açısından hazır olmalıdırlar. Ancak bu şekilde, bu bayrağı global pazarda ileri taşıyabiliriz.