Organik Kimya'nın Genel Müdürü Stefano Kaslowski ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Organik Kimya'nın Genel Müdürü Stefano Kaslowski ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.


Organik Kimya’nın Genel Müdürü Stefano Kaslowski ile profesyonel deneyimleri ve sektöre sunmuş oldukları ürünler hakkında keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.


Sayın Stefano Kaslowski, okuyucularımıza kısaca kendinizden, eğitim durumunuzdan ve profesyonel özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?

İstanbul’da doğdum, büyüdüm. Papillon Fransız Lisesi’ni bitirdikten sonra Washington’da bulunan Georgetown University’de ekonomi ve fizik eğitimimi tamamladım. İlk iş deneyimim İngiltere’de Pirelli Tyres şirketinde oldu ve buradaki görevim endüstriyel lastiklerin pazarlanması idi. Sonrasında da İstanbul’da Türk Pirelli şirketinde çalışmaya devam ettim. Körfez Savaşı’nın başladığı 1990 yılında, zor zamanlarda aileme ve şirketimize daha faydalı olabilmek üzere aile şirketimize katıldım. O yıldan beri ağabeyim Simone ile birlikte deneyim kazandığımız ve uzmanlaştığımız pazar segmentlerine odaklanarak şirketimizi genç, dinamik, inovasyon odaklı bir şirket olarak büyütmeye devam ediyoruz. Bunu yaparken ana hedefimiz müşterilerimiz tarafından tercih edilen bir tedarikçi ve iş ortağı olmaktır.


Kısaca, Organik Kimya’nın kuruluşundan bugüne gelişim sürecinden bahsedebilir misiniz?

Organik Kimya grubunun ilk şirketi Elkasan, kimyasal maddeler ticareti amacıyla, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan 1 yıl sonra 1924’te kurulmuştur. Bu yıl 90.yılımızı kutlamaktayız. İlerleyen yıllarda şirketimiz üretim alanında da yatırım yapma kararı almış ve 1965 yılında polimer emülsiyonları ve diğer özel kimyasallar üretmek ve pazarlamak üzere Organik Kimya A.Ş. kurulmuştur. Önümüzdeki yıl özel kimyasallar üreticisi olarak 50. yılımızı kutluyor olacağız.

Üretime yıllık 6.000 ton kapasiteli bir tesis ile yola çıkmıştık. O dönemlerde işlerimiz ağırlıklı olarak tekstil, halı ve deri sanayileri ile ilgiliydi ve yapı, boya sanayilerinde pek fazla faaliyetimiz bulunmuyordu. Geçtiğimiz 1520 yıl içinde ArGe, Üretim Teknolojileri ve Kapasite artırımlarına çok büyük yatırımlar yaptık. 1995, 2003 ve 2005 yıllarında İstanbul fabrikamızda yapılan kapasite artışları ve 2007’de kurulan Rotterdam fabrikamızın da devreye alınması ile toplam polimer emülsiyonları üretim kapasitemizi 200.000 tona çıkardık. Son 1520 yıllık süreçte en büyük gelişim ve büyümemizi boya ve inşaat sektöründe ve ilgili ArGe faaliyetlerinde gerçekleştirdik. Bugün satışlarımızın büyük kısmı Boya ve Yapı Kimyasalları sanayilerindedir.

Bunların dışında 2009 yılında "Endüstriyel Yapıştırıcılar” bölümü kuruldu ve 2012 yılında İstanbul Tuzla serbest bölgesinde HotMelt üretim tesisini devreye aldık. 2011 yılında "Yapı Çözümleri” bölümü kuruldu ve 2012 yılında yine İstanbul Tuzla serbest bölgesinde 20.000 ton kapasiteye sahip toz polimer üretim tesisimizi devreye aldık.

Tüm bunlara ek olarak ürettiğimiz ürünleri hitap ettiği sektördeki uygulama alanlarında ve formülasyonlarında tamamlayacak geniş bir distribütörlük işimiz var. Bunun en büyük amacı müşterilerimize paket çözümler sunabilmek ve değer yaratmaktır.


Organik Kimya’nın vizyonundan bahsedebilir misiniz?

Vizyonumuz; "İnsan Kaynağımız ve bilime yaptığımız yatırımlarla iş ortaklarımız tarafından tercih edilen global bir çözüm ortağı olmaktır.” Ana hedefimiz; " Müşterilerimize değer yaratmak ve özel kimyasallar pazarında lider firmalardan biri olmaktır”. Günün sonunda önemli olan müşterilerimiz ve onlar için yarattığımız değerdir.


Ürün gruplarınız ve hizmet verdiğiniz sektörler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Ürün gruplarımızı üretim teknolojileri açısından 3 ana başlık altında toplayabiliriz. Bunlar polimer emülsiyonları başta olmak üzere, toz polimerler ve hotmelt olarak özetlenebilir. Polimer emülsiyonları da kimyasal yapı olarak, saf akrilikler, stiren akrilikler ve vinil asetat polimerleri olarak 3 ana grup altında sınıflandırılabilir. Tüm bu gruplarda toplamda 300’ün üzerinde değişik ürün üretmekteyiz. Ürünlerimiz Avrupa pazarındaki normları ve standartları karşılayan yüksek performanslı ve çevreci ürünlerdir. Genel olarak baktığımızda Organik Kimya’da üretilen ürünlerin %60’ı başta Türkiye’yi çevreleyen ihracat pazarları olmak üzere, Avrupa ve Amerika’da dahil olmak üzere tüm uluslararası pazarlarda satılmaktadır.



Hizmet verdiğimiz sektörlerin başında Boya ve Yapı Kimyasalları sektörleri gelmektedir. Boya ve Yapı Kimyasalları ürünleri dekoratif boyalardan, endüstriyel kaplamalara, ısı ve su izolasyonu uygulamalarına, kuru harç karışımlarından, çimento bazlı yapıştırıcılara, derz dolgu ve sıvalarına kadar çok geniş bir yelpazede kullanım alanlarına hitap etmektedir.

Endüstriyel Yapıştırıcılar tarafında hizmet verdiğimiz alanların başında hijyen sektörü, ahşap uygulamaları ve paketleme sanayi gelmektedir.

Basınca hassas yapıştırıcılar birimi ürünlerinde ise hizmet verdiğimiz sektörlerin başında paketleme, etiket ve özel bant uygulamaları gelir. Tekstil ve deri uygulamalarında da geniş bir ürün portföyüne sahibiz ve burada tekstil ve paratekstil uygulamaları, deri ön işlem ve finisaj işlemleri uygulamaları başta gelir.

Endüstriyel Çözümler Birimi ürünlerimiz ise daha çok kişisel bakım, ev bakımı, plastik ve kavuçuk sektörlerine hitap etmektedir.


ArGe faaliyetlerinizden ve yatırımlarınızdan bahsedebilir misiniz? ArGe çalışmalarında öncelikli hedefleriniz nelerdir?

Genel merkezimizde bulunan laboratuvarlarımız çok ciddi yatırımlar neticesinde 2009 yılı Ağustos ayında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından ArGe teşviklerinden yararlandırılmaya uygun görülmüş ve ArGe Merkezi olarak belgelendirilmiştir. Organik Kimya ArGe Merkezi Belgesi almaya hak kazanan kimya dalındaki ilk şirkettir.

Aslında burada en büyük yatırımın insan kaynağı olduğunu söyleyebiliriz. Organik Kimya yaklaşık 500 kişilik büyük bir aile. ArGe merkezimiz 80 kişilik bir ekiple 2500 m2 kapalı alanda tam teşekküllü analiz, sentez, uygulama, scaleup laboratuvarları ve pilot tesisleri ile 7 ayrı segmente hizmet veren Organik Kimyanın en büyük grubudur. Grup şirketlerinde çalışanların yaş ortalamasına baktığımızda ortalamanın 34 yaş civarında olduğunu görüyoruz. Yani çok genç ve dinamik bir ekibe sahibiz ve bu bizim hızlı büyümemiz ve yüksek performansımızdaki en önemli etkenlerden biridir.

ArGe merkezinde yürütülen ve farklı sektörlere hitap eden 50’yi aşkın projemiz bulunmakta. Bu projelerin %60’ı boya ve yapı kimyasalları ve yapıştırıcılar sektörüne hitap ediyor. Burada hedefimizi pazar ihtiyaçları doğrultusunda inovatif ve çevreci ürünler üretmek. ArGe merkezinde yürütülen tüm projelerin en önemli hedefi pazar ve müşteri ihtiyaçları doğrultusunda yenilikçi çözümler ve ürünler geliştirmektir. Biz bu kapsamda inovatif fikirlerin ve yenilikçi yaklaşımların destekçisi olup bunu bir şirket kültürü haline getirmeyi hedefliyoruz. Özel kimyasal lar pazarında inovatif ürünler ve çözümler üretebildiğimiz sürece var olacağımızın bilincindeyiz ve burda ArGe’nin rolü çok büyük.


Günümüzde yaşam kaynaklarımızın tehlike altında olması nedeniyle, çevresel önlemlerin gerekliliği daha da artmış durumda. Sizin bu konuda ne gibi çalışmalarınız var? Sürdürülebilir bir gelecek için yapmış olduğunuz çalışmalar nelerdir?

Organik Kimya olarak 1993 yılından beri üçlü sorumluluk üyesiyiz ve 2004 yılından bu yana bütün ürünlerimizi APEO içermeyen ürünler olarak üretiyoruz. Türkiye’de ve çevre ülkelerde henüz böyle bir zorunluluk olmamasına rağmen ve Avrupa’dan daha yeni talepler gelmeye başlamışken biz büyük bir proje ekibiyle tüm ürünlerimizi APEO içermeyen ürünler haline getirme kararı aldık.

Son senelerde de Avrupa’da başlatılan bütün ekoloji trendlerini takip etmekte ve tüm ürünlerimizi bu doğrultuda modifiye etmekteyiz ve bütün yeni ArGe çalışmalarımız da bu doğrultuda tamamen ekolojik ürünlerden oluşmaktadır. Bu konuda öncelikli hedeflerimiz formaldehit kullanımını minimize etmek ve VOC (uçucu organik bileşikler) oranlarını minimize edecek ürünler geliştirmektir. Bu konuda Avrupa’daki en son trendlerle uyumlu hareket ediyoruz ve DCMR (Rijnmond Çevre Direktörlüğü), Rotterdam Çalışma Bakanlığı ve Türkiye Kimya ve Üreticiler Derneği tarafından denetleniyoruz.

Hem İstanbul hem de Rotterdam fabrikamızda kimyasal arıtma tesislerimiz var ve atık gazlarımızı da arıtma tesislerimizde temizlemekteyiz. Üretim sırasında en sıkı çevresel tedbirleri aldığımızı ve çevreye olan saygımız sebebiyle bu konu ile ilgili mevzuatlarında ötesinde çalıştığımızı söyleyebilirim.

Hedefimiz üretim performansımızı geliştirmek, lojistik ve nakliye süreçlerini de içine alan her adımı analiz ederek enerji tüketimi, hammadde kullanımı, ekipman aşınma, yıpranma, ve yan ürünler oranlarını azaltarak performansımızı daha da geliştirmektir. Şirketimizde sorumlu üretim, enerji optimizasyonu ve atık azaltılması konularından sorumlu ayrı bir ekibimiz var.

Çevre bilinci bizim için çok önemli. Daha iyi bir çevre yaratma konusunda çalışanlarımızla birlikte bir araya geliyor ve bu çevre bilincini daha da geliştirmek için eğitimler ve farklı aktiviteler düzenliyoruz.


Genel olarak, boya sektörün dünü ve bugünü hakkında neler söyleyebilirsiniz? Türkiye’deki boya sektörü hakkında değerlendirmelerinizi öğrenebilir miyiz?

Geçmişten bugüne baktığımızda boya sektöründeki talebin Avrupa ve Amerika’dan Asya’ya doğru kaydığını görüyoruz. Burada popülasyon dışında ucuz iş gücü ve maliyetler

sebebi ile endüstriyel uygulamaların da Asya’ya kayıyor olduğunu görüyoruz. Ancak orta vadede Avrupa ve Amerika’nın inovasyon ve yenilikçi çözümler anlamında bir merkez olarak kalacağını düşünüyoruz.

Türkiye’ye baktığımızda ise popülasyonun Avrupa ve Amerika ile karşılaştırıldığında daha yüksek oranlarda arttığını görüyoruz ve bu da boya ve yapı sektöründe büyüme vaat ediyor. Bunun dışında Türkiye’deki gelir seviyesinin artmasıyla paralel olarak kişi başına tüketilen boya miktarının da artacağını ve bunun sektöre olumlu yansımalarını göreceğimizi düşünüyorum. Bu doğrultuda daha yenilikçi ve fonksiyonel ürünlere talebin artacağını düşünüyorum.


2013 yılı Organik Kimya için nasıl geçti? 2014 yılı için hedef ve projelerinizi öğrenebilir miyiz?

2013 yılı bizim için oldukça başarılı geçti ve son 34 yıldır ArGe projelerine yaptığımız yatırımların ve geliştirdiğimiz ürünlerin meyvelerini almaya başladığımız bir yıl oldu. Özellikle toz polimerler ve hotmelt uygulamalarında çok büyük başarılara imza attık. Ana işimiz olan polimer emülsiyonlarında da çeşitli niş uygulamalarda ve yeni segmentlerdeki başarılarımızla büyümemizi sürdürdük.

Mevcut ihracat pazarlarında payımızı arttırarak ve yeni pazarlara girerek büyüme trendimizi 2014 yılında da sürdürmek gibi bir hedefimiz var. Diğer önemli bir hedefimiz ise ArGe yatırımlarımıza devam etmek ve yeni segmentler ve özel uygulamalara odaklanmak olacak.


Sektöre iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Müşterilerimize artı değer yaratacak ve onların rekabet gücünü arttıracak çözümler sunmaya devam edeceğiz.