İKMİB Boya Sektörü Raporu

İKMİB Boya Sektörü Raporu

Türk boya sanayisi, son 10 yıllık dönemde ülkemizin genel ekonomik yapısı ile birlikte önemli bir gelişim sürecinden geçiyor. Sektörümüz, Avrupa genelindeki 6. büyük boya üreticisi olmasının yanı sıra, giderek artan üretimi ve teknolojik alt yapısı ile kendi bölgesinde uluslararası boyutlu sektörel bir güç olma hedefi doğrultusunda ilerliyor.
Özellikle AB ülkeleri genelinde boya sanayisinin üretim ve talep yapısı giderek azalma eğilimi gösteriyor. Bu ülkelerdeki boya sanayisinin gelişim düzeyi ile Türk boya sanayisi karşılaştırıldığında AB ülkelerinin hayli düşük ve durağan bir sektörel yapı içinde oldukları görülüyor.

Boya sanayimiz, son 10 yılda yaptığı atılımlarla üretim teknolojisi, ticari yapısı ve artan ihracat gücü sa-yesinde, bölgesel bir üretim merkezi olma hedefiyle ilerliyor. Türk boya sanayisinin, 2010 yılı sonunda iç ve dış pazarlardaki ekonomik büyüklüğü 2.5 milyar dolara ulaştı. Dünya genelinde boya sanayisinin ulaştığı 90 milyar dolarlık pazar büyüklüğü ile bu değere karşılık oluşan 35 milyon tonluk üretim alanı içinde, Türk boya pazarının dünya pazarından yaklaşık yüzde 2 pay aldığı görülüyor.

Boya sanayimizde 600’e yakın kuruluş bazında faaliyet gösteriyor. Gelişen ekonomik yapımız içinde özellikle; otomotiv, inşaat, genel sanayi boyaları, ahşap/mobilya boyaları vb. alt üretim alanlarında imalat sanayimize yönelik önemli entegre ürünlerin imalatı gerçekleştiriliyor. Bu alanlardaki gelişmelerle beraber boya sektörümüzün alt üretim alanları da hızlı bir büyüme performansı gösteriyor.

AB ile entegrasyon sürecinde, boya ve hammadde ihracatında birçok teknik engelin mevzuat açısından giderek gündemimizde yer alacağını öngörmekteyiz. Başta REACH ve kimyasallar olmak üzere, AB müktesebatına uyum ve ticari alandaki gelişmeler çerçevesinde, sektörel ihracatın artırılmasında birçok sorun ile karşı karşıya kalmamız söz konusu olacak.

 

Bu sürecin dışında, AB ülkelerinde yaşanan ekonomik durgunluğun ve buna bağlı oluşacak talep yetersizliğinin önümüzdeki yıllarda ihracat rakamlarını etkileyeceğini düşünüyoruz. Bu alandaki sektörel çözümleri, başta Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanlığı, DTM ve İhracatçı Birlikleri olarak sektörel STK’larla birlikte ele alarak oluşturmamız gerektiğine inanıyoruz. Ayrıca, sektörel ihracatın özellikle navlun ve lojistik desteğiyle artırılmasının gerekli olduğunu söyleyebiliriz.

 Boya ve hammadde sektörü ihracatımızda, son yıllarda inşaat boyalarının yanı sıra özellikle yapı kimyasalları, hammadde ve yarı mamul ürünleri önem kazanmaya başladı. Esası pigment olan müstahzarlar ve diğer alkit reçine, akrilik polimerler hammadde ihracatı içinde yer alıyor. Boya ihracatı içinde ise; vernikler, yol boyaları, yapı son kat boyaları, diğer sentetik boyalar, boyacılıkta kullanılan dolgu ve diğer malzemeler, tutkal ve yapıştırıcılar, çimento ve beton katkı ürünleri ile toz boyalar önem kazanan boya ihracat ürünleri olarak dikkat çekiyor.

Türk boya sanayisinin temsilcisi olan kuruluşlarımız, başta Orta Doğu, Yakın Doğu, Kuzey Afrika, Doğu Avrupa ve Kafkaslar olmak üzere çok geniş bir coğrafyada sektörel ihracatı artırmak için çabalarını sürdürüyorlar. 2013 yılı hedefleri dikkate alındığında, boya ve hammadde sektör ihracatının 1 milyar doları aşması bekleniyor.

2010 yılında gerçekleştirilen boya grubu ihracatı, bir önceki yıla göre yüzde 25.2 artışla 552.7 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu dönemde, sektörün başlıca pazarları arasında Irak (75.6 milyon dolar, yüzde 113.7 artış), Azerbaycan (28.3 milyon dolar, yüzde 3.3 azalış) ve Çin (27.5 milyon dolar, yüzde 14.6 artış) bulunuyor. Özbekistan, Brezilya, Pakistan, Etiyopya ve Çek Cumhuriyeti’ne yapılan ihracatlardaki artış dikkat çekiyor.

2011 yılı Ocak -Kasım döneminde gerçekleştirilen boya grubu ihracatı ise, 598.9 milyon dolara ulaştı. Söz konusu dönemde, sektörün başlıca pazarları arasında; Irak (57.1 milyon dolar), Azerbaycan (53.2 milyon dolar), Rusya Federasyonu (34 milyon dolar) ve Çin (30.5 milyon dolar) yer alıyor. Gürcistan, Türkmenistan, Romanya, Mısır, Kazakistan, Özbekistan ve Suudi Arabistan ise, diğer önemli pazarlar olarak görülüyor.