Bühler Türkiye Genel Müdürü Sayın Detlef Tremer ile Röportaj

Bühler Türkiye Genel Müdürü Sayın Detlef Tremer ile Röportaj

Bühler Türkiye Genel Müdürü Sayın Detlef Tremer, firmanın geçmişi, Türkiye pazarına giriş süreci, ürün grupları ve projeleri hakkında sorularımızı yanıtladı.

 

Okurlarımıza kısaca kendinizden ve endüstrideki profesyonel özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?

1951 yılında Almanya’da doğdum. 1967 yılından beri Bühler ailesinin içerisindeyim. Mekatronik alanında aldığım eğitimimin ardından 1983 yılında Bühler Türkiye operasyonunun başına geçtim. 30 yıldan fazla süredir aralıksız olarak, her alandaki üst düzey Bühler öğütme teknolojilerini Türk Sanayisi’nin hizmetine sunmaktayız. Kendimi buranın bir parçası gibi hissediyorum.

 

Bühler’in hangi ülkelerde temsilcilikleri bulunmaktadır? Bühler Türkiye kaç yılından beri faaliyet göstermektedir?

Bühler, Dünya çapında 140’tan fazla ülkede faaliyetlerini sürdüren İsviçre merkezli bir ‘Makine Üreticisi’dir. 1860 yılında kurulan Bühler, bugün yaklaşık 12 bin çalışanı, 30’a yakın üretim tesisi, 90’dan fazla yerel satış ve servis istasyonu ile hizmet vermektedir. Bühler’in 1890 yılında ilk komple

değirmen makinesi üretimini gerçekleştirmesinin ardından, 1903 yılında Edirne’de ilk makine kurulumunu yapmasıyla bu topraklarda faaliyetlerine başladığı söylenebilir. 1920’lerde Afyon’da, yine 1930’larda Bursa’da Bühler makineleri kullanılmaktaydı. 1950’li yılların başından itibaren her zaman Bühler’in Türkiye’de temsilcilikleri oldu. Daimi bir Bühler Türkiye ofisinin kurulması ise 1980’lerin başında olmuştur.

Türkiye pazarı, Bühler için ne ifade etmektedir?

Türkiye bizim için kendine has dinamikleri ve potansiyeli ile her zaman ilgi çekici bir ülke oldu. Fakat bu soruya en net cevabı geçtiğimiz yılın son çeyreğinde Bühler Türkiye’yi, firmamızın Ortadoğu ve Afrika (MEA) operasyonlarının merkezi haline getirmekle verdiğimizi düşünüyorum. Dünya’nın en hızlı gelişen pazarlarından olan bu bölgeyi Bühler, İstanbul’da kurduğu merkezden yönetmektedir. Bühler’in faaliyet gösterdiği tüm alanlardaki uzmanları, İstanbul merkez ofisle birlikte İzmir ve Ankara şubeleriyle de tüm Türkiye’deki müşterilerine hizmet vermektedirler. Bugün İzmir’den Mardin’e, Gaziantep’ten Samsun’a, Trabzon’dan Tekirdağ’a, Kayseri’den Bursa’ya kadar Türkiye’nin her bölgesinde Bühler makineleri kullanılmaktadır.

 

Firmanızın kuruluşundan bu yana gelişim sürecinden bahsedebilir misiniz?

Her şeyden önce Bühler, kurulduğu 1860 yılından bugüne değin 154 yıldır aralıksız olarak dünya standartlarında yüksek kalite makine üretimi yapan ve profesyoneller tarafından yönetilen %100 bir aile şirketidir. Boya, kimya, nanoteknoloji, gıda, otomotiv, alanlarında ‘öğütme’ konusunda uzmanlaşmış; 1890 yılında ilk un öğütme milini, 1903 yılında ilk makarna üretim hattını, 1919 yılında ilk boya, kaplama ve mürekkep öğütme silindirini üretmiş bir teknoloji firmasıdır. 1959 yılından itibaren ‘Kimyasal Proses Mühendisliği’ne ağırlık vererek, günümüze değin bu pazarda hem Türkiye’de hem de tüm dünyada sayısız projeye imza atmıştır. 2006 yılında Draiswerke GmbH (Drais) firmasını  bünyesine katarak, düşük vizkoziteli boya, mürekkep ve kaplama üretim teknolojilerindeki güçlü konumunu daha da sağlamlaştırmıştır.

Bühler’in politika ve ilkeleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bühler’in ana sloganı ‘Innovations for a better world’, bizim sürekli gelişen ve geliştiren bir teknoloji firması oluşumuza vurgu yapmaktadır. Sürdürülebilir ve bağımsız bir kalkınmayı ürünler, süreçler ve hizmetlerimizle sağlayarak,insanların yaşam kalitesinin iyileşmesine katkıda bulunmak ve bunu %1 00’lük bir mühendislik başarısının sözünü vererek yapmak esas hedefimizdir. Şirket politikamızı 8 ana anlayışın üzerinde yükseltmekteyiz. Sürdürülebilir büyüme, kıstas olarak müşterilerinin başarılarını ortaya koyan anlayış, her ihtiyaca yönelik dengeli ürün portföyü, verimli servis hizmetleri, global kalitede yerel hizmetler, yeniliklere odaklanma, kalite liderliği ve sağlam işgücü.

Bühler’in Türkiye’de faaliyet gösterdiği alanlardan, boya sektörüne yönelik ürün gruplarınızdan ve özelliklerinden bahsedebilir misiniz?

Bühler, boya sektöründeki faaliyetlerini ‘Grinding & Dispersing - Öğütme ve Dispersiyon’ segmenti altında yürütmektedir. Bühler, ıslak öğütmeye ihtiyaç duyulan her proseste, her tanecik boyutu hedefinde, her viskozitedeki ürün için ve her ölçekte makine üretimi yapan sayılı firmalardandır. Bu bağlamda fleksogravür ve rotogravür ambalaj mürekkepler, inkjet&dijital mürekkepler, otomotiv boyaları, bobin boyaları, deniz boyaları, dekoratif boyalar, antikorozif boyalar, renk filtreleri, renk pastaları, TiO2 pastaları vb. gibi düşük-orta viskoziteli ürünlerin operasyonları için Cenomic ™ ve Centex™ serisi tam kapasiteli yatay boncuklu değirmenlerimiz; SuperFlow™ ve MicroMedia™ serisi benzersiz yüksek enerjili dikey boncuklu değirmenlerimiz mevcuttur.

Yüksek yoğunluklu seramik pastaları, cam boyaları pastaları, metal boyaları pastaları, offset mürekkepler, coldset-heatset mürekkepler, sheetfed mürekkepler, banknot mürekkepleri, mineral prosesleri, tekstil mürekkepleri, zirai kimyasallar, kozmetik kimyasalları vb. gibi ortayüksek- ekstrem viskozitelere sahip ürünlerin operasyonları için Trinomic™ ve Trias™ serisi üçlü silindirler, K-Mill™ serisi konik değirmenler ürün porföyümüz içerisinde yer almaktadır. Bunların yanında yüksek hızlı dissolverlar, mikserler, press-out sistemler, let-down tanklar ile birlikte komple tesis kurulumlarını da ‘Mühendislik’ departmanımızın uzman ekipleri ile istenilen otomasyon seviyesine sahip anahtar teslim biçiminde hayata geçirebilmekteyiz.

Okuyucularımıza Bühler MicroMedia™’nın Türkiye ve dünya pazarına giriş sürecini anlatabilir misiniz?

MicroMedia™, Bühler’in her zaman daha iyi teknolojiye ulaşma anlayışıyla ortaya koyduğu yenilikçi araştırma ve geliştirme sürecinin bir sonucu olan ve sektörde tüm ezberleri bozan yeni nesil yüksek enerjili dikey boncuklu değirmenidir. Advantis™ teknolojisinden herkesin yakından tanıdığı SuperFlow™’a geçişin ardından ‘daha kaliteli’, ‘daha hızlı’, ‘daha verimli’ ve ‘daha küçük boncukların kullanılabildiği’ bir makine yaratma hedefinin sonucu nihayet MicroMedia ™ doğmuştur. Bugün Avrupa ve ABD başta olmak üzere sektörle ilgili hemen tüm workshoplarda, seminerlerde, fuarlarda ve dergilerde MicroMedia™’nın ilgi odağı olduğunu görüyoruz. 0.1-0.3 mm boncukların kullanılabildiği, benzersiz çift bölmeli proses çember matematiği ile çok düşük motor gücü ve küçük hacimlerde rakiplerinden çok daha fazla ürün elde edebilen; yine rakiplerine oranla yaklaşık 2 kat büyük filtre mekanizması ve bu mekanizmanın sağladığı santrifüj etkisiyle tıkanma, basınç artışı, boncuk kaçması gibi problemleri ortadan kaldıran bu teknoloji Türkiye’de de ses getirdi.

 

Firmalar artık her yatırım kararlarında, makine üreticilerinin hep aynı teknolojilerle karşılarına çıkmalarından sıkılmış durumdalar. MicroMedia™, SuperFlow™’dan aldığı mirası, Türk üreticisinin hizmetine sunduğu geçen yıldan bu yana farkını her geçen gün arttırarak hissettirmeye devam ediyor. Boyatürk’ün Ağustos-Eylül sayısında da MicroMedia™ teknolojisini, somut veriler ve örnek hesaplamalar ile okuyucularınız ile paylaşmıştınız. Bu anlamda sektörün hakim yayın organı Boyatürk’te de MicroMedia™’nın yer almış olmasının bizler için çok mutluluk verici bir gelişme olduğunu tekrar vurgulamak isterim.

 

Laboratuvar ve Ar-Ge çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz? Ar-Ge yatırımlarınız hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Bühler 2.3 milyar İsviçre Frank’ı (2013 yılı grup toplam satışı) ile faaliyette olduğu birçok alanda pazar liderlerinden birisidir. Fakat aynı zamanda bu başarıyı sürdürülebilir kılmanın gerekliliğini değişmez bir şirket politikası olarak benimsemiştir. Bu anlayışın en önemli dayanağı ise elbette ki Ar-Ge’dir. Her yıl toplam cirosunun ortalama %4-5’ini Ar-Ge’ye ayıran Bühler; her yıl yaklaşık 115 milyon İsviçre Franklık Ar-Ge yatırımı ile nasıl teknolojinin öncülerinden biri olabildiğini ortaya koymaktadır. Bühler’in kendisine ait 7500’den fazla patenti mevcuttur. Aynı zamanda dünya çapındaki saygın üniversiteler ve araştırma enstitüleri ile işbirliği içerisindedir. ETH Zurich (İsviçre), University of St. Gallen (İsviçre), Kansas State University (ABD), University of Toronto (Kanada), University of Minnesota (ABD), University of Applied Sciences (Almanya), Leibniz Institute for New Materials (Almanya) Bühler’in ortak Ar-Ge faaliyetlerini yürüttüğü bilim merkezlerinden sadece bazılarıdır. Öte yandan uygulama laboratuvarları ve test merkezlerinin kapıları dün olduğu gibi bugün de Türk firmalarına sonuna kadar açıktır. Firmalar kendi ürünlerini, istedikleri şartlarda ve ölçeklerde Bühler makineleri ile test ederek yatırımlarına karar verebilirler.

 

Sektöre sunmayı hedeflediğiniz yeni ürün ve projeleriniz bulunmakta mıdır?

Eğer müşterilerinizin ihtiyaçlarını anlamaya çalışmaz iseniz, asla bir çözüm ortağı olamaz ve sadece tedarikçi olarak kalırsınız. Bühler’in satış gelirlerinin yaklaşık yarısı beş yaşından daha küçük olan ürünlerden gelmektedir. Son olarak MicroMedia™ ile yarattığımız devrimi, şu anda Ar-Ge çalışmalarında önemli yol katettiğimiz, farklı ihtiyaca yönelik bir makine ile devam ettireceğiz. Öte yandan Bühler, nano boyutlu öğütmelerde de terzi usulü çözümler sunmaya devam etmektedir. Son olarak hepimizin akıllı telefonlarımızda, laptoplarımızda kullandığımız TFT ekran filtreleri; uzun ömürlü lityum-ion pil teknolojisindeki gelişmeler, güneş pilleri, Bühler nano öğütme projelerinin katkısı ile gerçekleşen yeniliklerdir.

Müşterilerinize satış sonrası destek sağlıyor musunuz?

Bühler makineleri, her parçası Bühler fabrikalarında üretilen ve her noktasında Bühler’in sorumluluğu olan teknolojilerdir. İsviçre merkezimizde her aplikasyon için ayrı ayrı uzmanlaşmış mekanik, elektrik, mekatronik ve proses ekiplerimiz ile dünya çapındaki tüm müşterilerimize en üst düzey satış sonrası hizmeti sunuyoruz. Satın alınan makinelerin devreye alma süreçleri, konusunda uzman Bühler servis mühendisleri tarafından yapılmakta ve üretime hazır bir şekilde kullanıcıların hizmetine sunulmaktadır. Ayrıca müşterilerimiz herhangi bir sorunda Türkiye’deki ‘Öğütme ve Dispersiyon’ birim yöneticilerine 7 gün 24 saat ulaşabilmektedirler. Öte yandan Türkiye’de kurmakta olduğumuz teknik ekibimizle yakın zamanda yerelden de detaylı teknik hizmetleri sunabileceğiz.

Çalışan profilinizden bahsedebilir misiniz?

‘Verimlilik ve Kalite’, ‘Farklılaşma’ ve ‘Pazar Liderliği’ anlayışımızın merkezine ‘İnsan’ı koyarak yolumuza devam ediyoruz. En iyi organizasyonun en iyi ekiplerle kurulabildiğinin bilincindeyiz. Bu sebeple çalışanlarımızda aradığımız temel özellikler; proaktif anlayış ve nitelikli iş yapabilme becerisidir. Tüm satış ekibimiz ‘teknik satış’ niteliğine sahip, mühendis kökenli, metodik ve sosyal becerileri gelişmiş isimlerden oluşmaktadır. Bühler ortalama çalışması süresinin çok uzun olduğu ve İsviçre’nin iş-verimli ve mükemmeliyetçi çalışma anlayışının hakim olduğu bir firmadır.

 

Piyasadaki ürünlerinizin uzun vadede varlığını sürdürebilmesi için ne gibi konulara önem veriyorsunuz?

Müşterilerimizi dinliyoruz. Dünya üzerinde Bühler makineleri yüzlerce farklı aplikasyonda kullanılıyor. Bir teknoloji üreticisi olarak sorumluluğumuz; müşterilerimizin her daim yanında olarak bilgiyi paylaşmak ve daha iyisini nasıl yaparız sorusunun peşinden gitmektir. Dinamikleri takip edip aynı zamanda ona yön veren bu anlayış ancak Ar-Ge ile mümkün olabilir. Bakınız, tekrar vurgulamakta yarar görüyorum; Bühler’in satış gelirlerinin yaklaşık yarısı beş yaşından daha küçük olan ürünlerden gelmektedir. Bu her zaman yeni ve daha iyi bir Bühler makinesine sahip olabileceğiniz anlamına gelir.

Firmanızın çevre duyarlılığı ile ilgili sosyal sorumluluk projeleri mevcut mu?

Bühler için doğanın korunması önemli bir sorumluluktur. Çevresel yönetim kavramı, ekonomik ve sosyal konularda ekolojik etkilerin gözetilmesi esasına dayanır ve Bühler’in Dünya genelinde tüm fabrikaları için bağlayıcı niteliktedir. Bühler, üretim tesisleri ile İsviçre’deki ISO 14001 sertifikasyonunu alan ilk firmalardan biridir ve REACH yönergeleri ile belirlenen hedeflere tam uyumluluk göstermektedir. Çevre duyarlılığının bir diğer önemli ayağı olan enerji verimliliği Bühler için yüksek bir önceliğe sahiptir. Merkez fabrikamızda yaptığımız enerji verimliliği projeleri ile farklı tipteki atık suların ayrıştırıp geri dönüşüme katarak su sarfiyatını 65,218 metreküpten 56,300 metreküpe indirmeyi başardık. Müşterilerimize sunduğumuz ürün ve hizmetlerde de bu fark somut olarak görülebilir.

Yaklaşık hesaplamalar ile tüm dünyadaki müşterilerimize totalde her yıl 220 ila 250 megawatt aralığında elektrik gücüne sahip makine/sistemler kuruyoruz. Müşterilerimizin yüksek enerji verimli üretimler gerçekleştirdiklerini görmek, bizler için her zaman çok mutluluk verici olmaktadır. Fakat Bühler mühendisleri ısı geri kazanım sistemleri üzerindeki çalışmalarına ara vermeden devam ederek; bugün her mevsimde optimum çalışma aralığında soğutma ve ısıtma sistemine sahip öğütme makinelerini pazara sunmamızı sağlamaktalar.

Sizce genel olarak boya sektöründe Türkiye’nin yurt dışındaki konumu nedir?

Türkiye Avrupa’nın 4’üncü, dünyanın 6’ncı büyük boya üreticisi konumunda. Taşıdığı büyük ihracat potansiyeli ile daha da yukarı tırmanacağına inancımız tam. Geçmişe göre katma değeri yüksek, yeni nesil ürünlerin üretimlerinin de hızlandığını rahatlıkla görebiliyoruz. Yıllar önce örneğin; mürekkep üretimlerinde sadece offset baskı mürekkeplerinin varlığından söz ederken, bugün ambalaj mürekkepleri, dijital baskı mürekkepleri, UV bazlı mürekkepler, security mürekkepleri gibi çok çeşitli ve yüksek teknolojili ürünler üretilebilmekte. Kalite odaklı üretim anlayışı sanayiye hakim oldukça Türkiye olarak önümüzün açık olduğu inancındayım.

Geçtiğimiz ayları göz önünde bulundurursak, 2014 yılı firmanızın hedefleri açısından nasıl geçti? Bu senenin devamı için neler öngörüyorsunuz?

Bizim için gayet olumlu ve yılın devamı için de optimist bir bakış açımız var. Geçtiğimiz yıl Afrika ve Ortadoğu Bölgesi’nin merkezi olarak Türkiye’deki operasyonlarımızı büyütme hamlelerimizin ardından yakaladığımız ivmeyi 2014 itibariyle arttırarak devam ettiriyoruz.

Artkim Group olarak düzenlemiş olduğumuz Turkchem Chem Show Eurasia fuarı 16-18 Ekim 2014’te İstanbul Fuar Merkezi’nde yerli ve yabancı pek çok katılımcı ve ziyaretçinin katılımıyla gerçekleştirilecek. Sektörel yayın ve fuarların bilgi akışını sağlaması ve sektöre katkı sağlaması hakkında neler düşündüğünüzü öğrenebilirmiyiz?

Artkim Group gerek sektörün nabzını tutan yayın kanalları gerekse düzenlediği uluslararası çaptaki organizasyonları ile çok önemli bir misyonun başarılı bir temsilcisi. Bilginin paylaşılmasına ve yayılmasına olanak sağlaması ve sektörü birbirine yakınlaştırması ile sektörü modern geleceğe taşıyan önemli bir yapıtaşı olduğunu düşünüyorum. Bizler de Bühler olarak bu organizasyonların içerisinde yer almaya her zaman devam edeceğiz.

Son olarak, sektöre iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Türk Sanayisi’nin uluslararası pazardaki ilerleyişi, Ar-Ge tabanlı teknolojiye yatırım yapmasından geçiyor. Bu teknolojiye yatırım yapmayan ve geçici çözümler ile günü kurtarma hedefindeki firmaların gelecekte yaşama şansları olmayacak. Gelin geleceğe beraber ulaşalım.